Yeni Medya Bölümü öğrencimiz Sahra Atila, Cibali Postası için erkek tahakkümüne dur diyen bir kadına dikkat çeken "Battle of the Sexes" filmini inceledi:

..."Yönetmenler Dayton & Faris, filmde sinema dili olarak daha çok komedi türüne yakın bir dil seçmiş olmaları, King–Riggs maçının tarihteki önemini fark etmemize engel değil. King’in kadınların nesneleştirilmesine karşı verdiği mücadele sırasında kendisine çok büyük bir iş başardığı söylendiğinde “Bir başarıdan söz edilmesi mücadelenin sonlandığı anlamına gelir ki bu hiç istemeyeceğimiz sonuçlar doğurur. Durduğumuz anda düşeriz; onun için her daim mücadeleye devam etmeliyiz…” şeklindeki öngörüsü 2014 yılında, kırk bir yıl sonra, yaşanan bir olay ile haklı çıkmıştır."

..."King’in mücadelesi sadece kadınlara eşit haklar verilmesi yönünde değildi. Kort dışında da kadınların cinsellikleri özgürce yaşayabilmeleri için mücadele ediyordu. Cinsel devrimin estirdiği rüzgarları da arkasına alan öncü raket, lezbiyen olduğunu ilan ederek bunun spor yapmaya engel bir durum olmadığını da ispatlamıştı. King’in ışık tuttuğu yolda ilerleyen ünlü kadın tenisçilerden Martina Navratilova’nın, Gulbis’in az evvel değinilen çıkışını yaptığı yılın başında, Amerika Açık Erkekler Yarı Final’in maç arasında, uzun süredir birlikte olduğu hemcinsi Julia Lemigova’ya evlilik teklifi yapması ve sırada Billie Jean’i anması bu perspektiften bakınca çok anlamlı ve yerinde."